Blog FİLTRELE
Blog yazısı Alıç Sirkesinin Muhteşem Hikayesiiçin resim

Alıç Sirkesinin Muhteşem Hikayesi

ALIÇ’ IN (CRATAEGUS) HİKAYESİ

Doğada kendiliğinden yetişen Alıçın çoğu zaman farkında olmayız. Ne zaman ki güz mevsimi gelince kentin sokak başlarında kolye gibi iplere dizili veya T şeklindeki çomaklara asılmış kırmızı-sarı-turuncu renkteki meyvelerini gördüğümüz zaman hatırlarız. Başkentin özellikle Kızılay, Sıhiye ve Ulus semtlerinde köşe başlarında görülen satıcılar çoğunlukla başkente Çubuk taraflarından gelirler. Belki aynı şahıslar bu defa da Mart aylarında Ankara Çiğdemi (Crocus ancyrensis) satıcısıdırlar. Ankara’ nın sarıları biri çiğdem diğeri alıç. Unutmadan bir de Üvezi var ( Sorbus domestica ) ancak bu ürünü çoğunlukla pazarlarda görebiliyoruz.

Eylül ayının sonlarına doğru okullar açıldığında kapı önlerinde de belirir alıç satıcıları. Sarı, kırmızı, turuncu kolye gibi takılır boyunlara, hem süs hem yemiş, kopar kopar ye. Doğada kendiliğinden yetiştiğinden yüzde yüz organik, ne gübre ne de hormon ne de ilaç. İşte bu nedenle çoğu meyvesi kurtludur alıçın, temiz olduğunun garantisi. Henüz kültürü yapılmadı sanırım. Mesela pazarlarda normalden çok iri meyveli kızılcık satılıyor, belli ki kültür formu. Zaten işin içine kültür formu girdiğinde verim, kar- zarar hesabı işe karışınca ister istemez üretici daha fazla ürün alabilmek için sayılan katkı maddelerini kullanmak zorunda. Alıçta şimdilik böyle bir durum olmadığından gönül rızasıyla tüketilebilecek bir ürün. Daha sonra da değineceğim , sadece meyvesi değil, yaprak ve çiçekleri de faydalı alıçın.

Yorumunuzu bırakın

back to top
FİLTRELE